#

Teknoloji Kafası

Internet of Human / Efdal İnan

Günümüzün vazgeçilmezi olan ve varlığının sonsuzluğunu garantilemeye çalışan bir alem  internet. Türk Dil Kurumu, interneti şöyle tanımlamaktadır: “Bilgisayar ağlarının birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması ve yöneticisi olmayan uluslararası bilgi iletişim ağı, internet.”

Bu tanımı biraz değiştirelim; insanların birbirine bağlanması sonucu ortaya çıkan, herhangi bir sınırlaması olmayan fakat yöneticisi olan uluslararası bilgi iletişim ağı diyebiliriz. İlk zamanlar insanların bilgilerini ve çevrelerinde olan biteni paylaştıkları bir ağdı internet. Şu an ise insanın kendisinin veri olduğu bir ağ haline gelmektedir. 

Her yıl teknoloji geliştikçe veri haline geldiğimiz bir dünyayı da  geliştiriyoruz. Somut bir örnek vermek gerekirse önce yaşadığımız mutlulukları, hüzünleri, komik anları paylaştık ağdaki diğer kullanıcılarla. Nedense bu ağın sahibi yok gibi düşündük hep, uzun gizlilik sözleşmelerini okumayıp sadece o anı paylaşmak için kabul ettik uzun metinleri.

Büyük Veri

Verdiğimiz sipariş, beğendiğimiz fotoğraf, yüklediğimiz o güzel anlar, dinlediğimiz müzik, yaptığımız siyasi yorumlar, paylaştığımız konumlar, telefonda konuştuklarımız, önünden geçtiğimiz her kamera, giydiğimiz kıyafet ve her şey bizi, yani büyük veriyi oluşturmaktadır. Sistemde bu büyük veriyi oluşturmak için sadece siz olmalısınız. Sadece siz!

Büyük veri sayesinde internet ağının sahipleri; sizleri, sizden daha çok tanımaktadır. Nasıl mı? Bir bireyi oluşturan; o bireyin tercihleridir. İnternet sizden tercihlerinizi alır ve kaydeder. Kimseye söylemediğiniz hatta sizin kendinize bile söylemeye cesaret edemediğiniz tercihlerinizi depolar.

Büyük Veriyi İşlemek

İlk başlarda sadece sistemlerini oluşturup sizlerin verilerinizi sisteme kaydetmenizi beklediler. Kaydedilen veriler yeterli bir büyüklüğe ulaşmasıyla birlikte hayatlarınıza dahil olmaya başladılar. İnternete bağlı olan herhangi bir sayfaya ya da uygulamaya girdiğinizde sizlere önerilerde bulundular. Düşündüklerinizi ayağınıza getirdiler; ayağınızın gittiği yere kısa mesajlar ile düşüncelerinizi getirdiler. Yediklerinizi sistemde kaydederek, mahallenizde en çok tercih edilen yemek türü için yeni bir restoran açtılar. Beğendiğiniz görselleri kaydederek, siyasi görüşlerinizi, gelir durumunuzu ve eğitim seviyeniz gibi birçok konuda sizi tanıdılar. Telefonunuzun bağlandığı baz istasyonlarına bakarak tatillerde nereye gideceğinizi tahmin edip, uçak seferlerini düzenlediler. Tüketim üzerine kurduğumuz dünyada ne tüketmenizi gizlice telefonunuza fısıldayan bir ağ aslında internet. 

Peki, tercihlerinizi puanlarsak? 

İnternette sadece biz veri kaydetmiyoruz; bizim yerimize kurumlarda verilerimizi kaydediyorlar. Örneğin trafik cezaları, kullandığınız ilaçlar, faturalarınız, aldığınız ulaşım biletleri, katıldığınız sosyal sorumluluk projeleri, mezuniyet puanınız, okuldaki devamsızlığınız gibi  birçok farklı verimiz sisteme kayıtlı.

Tatilde anne babasının evinin bulunduğu baz istasyonuna bağlanan vatandaşlara 5 puan, her kırmızı ışıkta geçme cezasına eksi 2 puan, faturalarını daima zamanında ödeyene 10 puan, eşine karşı şiddete başvurana eksi 20 puan verilse nasıl bir sistem kurulmuş olur? Bu sorunun cevabını, bir sonraki cümleye geçmeden biraz düşünmeye ne dersiniz?

Çin hükümeti yukarıda bahsettiğimiz durumlarla alakalı bir “sosyal puanlama” programını pilot olarak başlatmış durumda. Fazla uzağa gitmeye gerek kalmadan internet üzerinden bilgilerimizi paylaştığımız özel kurumlarda da bu çalışmalar başlamıştır. 

Veri olmaktan kaçının!

 Bu yazıdan çıkaracağımız en önemli ders, “veri olmaktan kaçının”. Veri olmaya alıştığımız günümüzde alışkanlıklarınızı değiştirmeniz gereken zamana gelmiş bulunmaktayız. Bir günlüğe internette yaptıklarımızı gözlemleyip bizleri kullanabilecekleri verileri vermekten kaçınmalıyız. Gizliliğimizi öncelemeli, mahremiyetimizi korumalıyız. 

Peki sonra? Biyolojik olarak konuya bakacak olursak; bir insan, anne ve babasının verisinden ortaya çıkmaktadır. Daha sonra tercihleriyle kendi birliğini oluşturmaktadır. Madem birçok veriniz onların ellerinde neden bir yapay insan oluşturmasınlar? Bir sonraki buluşmamıza dek biraz düşünmenizi rica edeceğim sizlerden.  Verilerimizin paylaşım hızından ve verilerinizden yola çıkarak bir yapay insan oluşturmaktan bahsediyor olacağız önümüzdeki sayıda.